Eylül, 2007 için arşiv
16 Eylül 2007 , 18:33 · Kategori: Sağlık
Benim bir arkadaşım vardı, çikolatayı sevmezdi. Ben de şaşırmıştım ilk duyduğumda, ” Sen nasıl yaşıyorsun çikolatasız ya.. ” diye tepki vermiştim. Çünkü çikolatayı kim sevmez ki , öyle değil mi ? Benim ” çikolata ” kelimesini söylerken bile ağzımın suyu akıyor…
Bunun yanısıra en tav olduğum konulardan birisi ” Çikolata yararlı mı, zararlı mı ? ” tartışmasıdır. Elbette aşırıya kaçtığınızda zararları mevcuttur. Ama ben sonuna kadar yararlarını savunuyorum : D
İşte size çikolatanın faydaları :
- Antioksidan bakımından zengin olduğu için kanser ile mücadelede önemli bir yere sahip.
- “Mutluluk hormonu” olarak bilinen endorfinin salgılanmasını sağladığı için, özellikle biz kadınların psikolojisini olumlu yönde etkiliyor. Bu yüzden de çikolata yediğimizde kendimizi iyi hissediyoruz.
- Potasyum içerdiği için stresi azaltıyor.
- Kalsiyum ihtiyacını karşılamaya yardımcı. Kemiklerinizi güçlendiyor.
- İçerdiği florid sayesinde dişleri de güçlendiriyor.
- Enerji veriyor.
- Çikolata, kahveden çok daha az kafein içeriyor.
- Diğer tatlılara oranla, kan şekerini hızlı yükseltmediği gözlemlenmiş.
- Beyne pompalanan kan miktarını artırdığı için, hafızayı güçlendirme, dikkati yoğunlaştırma gibi özelliklere sahip.
- Çikolata kalp dostu. Ani kalp krizi riskini azaltıyor. Çünkü, her gün az miktarda çikolata yemek, kanda pıhtılaşmayı önlüyor.
- Demir ve çinko bakımından zengin. Bu da demek oluyor ki; üreme ve bağışıklık sistemi için birçok faydayı barındırıyor.
- İçeriğindeki bakır sayesinde cilde, dokulara ve damarlara olumlu etkisi var.
- Kas yorgunluğunu alıyor, vücudun kendine gelmesini sağlıyor.
- Doymuş yağ oranı, kandaki kolesterol seviyesini dengeliyor.
beslenme cikolataBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
14 Eylül 2007 , 21:41 · Kategori: Sağlık, Cilt Bakımı
Hızlı kilo alıp verme sonucu oluşan şu çatlakları bilirsiniz. Hamilelik dönemi sonrası da sıkça görülür. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse; cildin gerilmesine bağlı olarak, derideki esnek dokunun kırılması ile oluşuyor bu çatlaklar. Eğer açık bir tene sahipseniz, daha çok dikkat etmeniz gerekiyor. Çünkü açık renkli ve hassas tenler, cilt çatlaklarına daha meyilli. Peki ne yapacağız ? Yok mu bunun bir çaresi filan ? Tabi ki var. Ben bildiğim kadarıyla size almanız gereken önlemleri yazayım.
- Öncelikle, kısa süre içinde kilo alıp vermemeye dikkat etmeniz lazım.
- Yürüyüş ve spor yapmayı ihmal etmemelisiniz. Mutlaka bunun için vakit ayırın.
- Bol bol su içmelisiniz. Çünkü, vücudunuzun kendisini çatlamalara karşı koruyabilmesi için neme ihtiyacı vardır.
- Nemlendirici krem kullanmanız da gayet yerinde olacaktır. Bu sayede, cildin elastik yapısının korunmasını sağlarsınız.
- A, C ve E vitaminlerini içeren gıdaları tercih etmelisiniz.
- Eğer hamileyseniz, doktorunuzun kontrolü altında, kilonuzu belli bir sınır içerisinde dengede tutmanız gerekir.
catlak cilt cilt catlaklari kiloBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
12 Eylül 2007 , 22:33 · Kategori: Sağlık

Sinirlerimizin gerildiği, psikolojimizin Allah’a emanet olduğu dönem diye tanımlasam sanırım abartmış olmam. O dönemlerde ne giysek yakıştıramayız kendimize, o bir hafta boyunca dünyanın en çirkin kızı biz olur çıkarız. Hele ki ağrılar.. Erkek arkadaş olayına hiç girmesem daha iyi olacak sanırım. Çünkü o dönemde bir kıskançlıktır, bir tartışmadır alır gider. Erkeklerin bu durumu anlaması ve anlayış göstermesi de biraz zor tabi ki.
Her neyse, konumuz tam olarak bu değil, gelelim benim sizlerle paylaşmak istediklerime. Regl ağrılarının artışının muhtemel nedenleri nelerdir ve bu ağrıları azaltmak için neler yapılabilir ?
- Eğer kansızlık gibi bir sorununuz varsa, adet döneminizdeki ağrılar normalden daha fazla olabilir. Ben kendimden biliyorum, çok felaket bir durum. İlaç kullanmanın pek yararı olmamıştı. Kan değerinizi normale çekecek sebze ve meyveler tüketmeniz gerekiyor. Bu nedenle kansızlığa dikkat derim.
Yazının devamı »
Bu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
12 Eylül 2007 , 20:51 · Kategori: Cilt Bakımı

Yorgunluk, uykusuzluk gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkan şu sevimsiz göz altı şişkinlikleri.. Hele bir de benim gibi sulugöz bir insansanız; yandınız. İnsanın bütün gün eve kapanası gelir. Eskiden neler yapmazdım ki başa çıkabilmek için. Hatta bir gün koyu bir makyaj bile yapmıştım. Belki daha az dikkat çeker diye. Sormayın gitsin yani. Neyse ki artık öyle garip girişimlerim yok. Şimdi uyguladığım iki ayrı yöntem var. Sizlere de anlatmak istedim.
- İlki çay kaşığı yöntemi. Bir adet çay kaşığını alınır, buzdolabına koyulur. Ve bekletilir. Sonrasında kaşık alınır, göz altında gezdirilir. İşte bu kadar.
- Diğeri ise sallama çay yöntemi. Bu yöntemde ise bir adet önceden kullanılmış sallama çay poşetini alıyorsunuz. Yine bir süre buzdolabında bekletiyorsunuz. Beklettikten sonra da göz çevrenizde dolaştırıyorsunuz. Çay poşetini ayrıca göz altı kızarıklık ve morluklarınız için de kullanabilirsiniz. Not : Bitkisel çay daha etkili oluyor.
Bu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
11 Eylül 2007 , 23:32 · Kategori: Cilt Bakımı
Zeytinyağı - Limon Formülü:

Bu formülü mutlaka duymuşsunuzdur. Ben de sıklıkla kullanırım ve sonucundan oldukça memnunum. Eğer hiç denemediyseniz, denemenizde kesinlikle yarar var derim.
Çünkü zeytinyağı hem ellerinizi yumuşatıyor, hem de tırnaklarınızı güçlendiriyor. Limon suyu ile beraber kullandığınızda daha etkili bir sonuç alırsınız. Özellikle soğuktan yıpranan ellerinizi besliyor. Ellerinize ve tırnaklarınıza daha canlı bir görünüm veriyor. Şimdi gelelim bu formülü nasıl uygulayacağınıza.
Bir kase içerisine bir su bardağı kadar zeytinyağı ile bir yemek kaşığı kadar limon suyu koyup, karıştırıyorsunuz. Zeytinyağını benmari usulü hafif ısıtarak da kullanabilirsiniz. Bu karışımın içerisinde ellerinizi 10 dakika kadar bekletiyorsunuz. Hepsi bu. Bu formülü düzenli olarak uygulamanızı tavsiye ederim.
Rezene Tohumları Formülü:

Rezenenin faydaları saymakla bitmiyor öyle değil mi ? İşte rezene tohumlarıyla uygulayabileceğiniz bir bakım formülü.
8 yemek kaşığı rezene tohumunu havanda hafif bir şekilde eziyorsunuz. İki su bardağı kaynar suyla beraber haşlıyorsunuz. 15 dakika sonra da süzüyorsunuz. Bu formülü, ellerinizi her yıkayışınızdan sonra kullanabilirsiniz. Ellerinizi bu suyun içerisinde, her defasında 3 dakika kadar bekletmeniz yeterli olacaktır.
Soğan Suyu Formülü:
Tırnaklarınızı güçlendirmeniz için bir başka etkili yöntem ise kuru soğan suyudur.
Badem Formülü:
Daha önceki bir yazımda, tırnak problemlerinin beslenme ile doğru orantılı olduğunu yazmıştım. İşte tam da buna dayanarak size bir önerim olacak. Her gün 5-6 adet badem yerseniz, tırnaklarınızdaki yağ eksikliğini gidermiş olursunuz. Çünkü bademde tırnaklarınızın ihtiyacı olan yağ asitleri bulunur. Böylece tırnaklarınızın sağlığına kavuşmasını sağlayabilirsiniz.
badem beslenme el el bakimi limon rezene sogan tirnak zeytinyagiBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
11 Eylül 2007 , 21:49 · Kategori: Cilt Bakımı

Tırnaklarınız kolayca yıpranıyor, ne kadar uzatmaya çalışsanız da her seferinde kırılıyor mu? Ya da sağlıklı bir şekilde uzamıyor, tırnaklarınızın üzerinde beyaz lekeler mi oluşuyor?
Tüm bunların önüne geçebilirsiniz. Çünkü tırnaklarınızla ilgili problemler, sizin beslenmenizle doğru orantılıdır. Ve tırnak problemlerinizin büyük çoğunluğu beslenme kaynaklıdır. Tabi ki bunun dışında da bazı etkenler var. Kısaca açıklamak ve önerileri sıralamak gerekirse, işte benden size bir öneri listesi.
- Su tüketiminiz az ise tırnaklarınızın da su ihtiyacını tam olarak karşılayamıyorsunuz demektir. Unutmamalısınız ki su vücudumuzun en temel ihtiyacı öyle değil mi.
- Sağlıklı ve dengeli bir şekilde beslenme alışkanlığınızın olmaması da tırnaklarınızın kırılganlığında büyük bir etken. Vücudunuzun vitamin ve kalsiyum ihtiyacını önemseyin.
- Gerek elleriniz, gerek tırnaklarınız açısından olsun, deterjan vb. ile teması en aza indirgemeye çalışın. Eldiven kullanma alışkanlığı edinin.
- Kalitesiz ya da uzun süre kullanmadığınız oje ve asetonlardan uzak durun.
- Ojeyi tırnaklarınızda uzun süreli tutmayın.
- Tüm bunların yanısıra tırnaklarınıza nemlendirici ve besleyici özelliği olan bir bakım kremiyle masaj yapabilirsiniz.
Bu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
10 Eylül 2007 , 20:51 · Kategori: Cilt Bakımı

Dün gece sıcak bir banyodan sonra, yüzüme basit bir peeling uyguladım. Hem yapılışı oldukça basit, hem de o kadar etkili ki. İtiraf etmeliyim, ilk kez peeling yapmaya cesaret buldum. Ve bu ilk peeling deneyimim gayet iyi sonuç verdi. Sizlerle de paylaşmak istedim.
İşte yapılışı:
Bir kase içerisine, kasenin yarısını dolduracak şekilde pirinç unu koyuyorsunuz. Üzerini de yeteri kadar sıcak su ile tamamlıyorsunuz. Yalnız, su çok sıcak olmayacak. İyice karıştırmanız gerekiyor gereken kıvama gelmesi için. Sonrasında yüzünüze kalın bir tabaka halinde sürüyorsunuz. 10 dakika yüzünüzde bekletiyorsunuz. 10 dakika sonunda yüzünüzü yavaş yavaş yıkıyorsunuz. Bir yandan da parmaklarınızın uçları ile dairesel hareketler yapmanız gerekiyor. Cildinizin derisinin soyularak, yenilendiğini göreceksiniz. Yüzünüzü tamamen yıkadıktan sonra ise kurulayıp, nemlendirici krem sürüyorsunuz.
Yalnız dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.
Onlar da şu şekilde:
- Cildinize peeling uygulamadan önce, yüzünüzü mutlaka temizlemelisiniz. Eğer mümkünse, siz de benim gibi sıcak bir banyo sonrası uygularsanız daha iyi sonuç alırsınız.
- Cildiniz çok sivilceli ise peeling uygulamanız sakıncalı olabilir. Eğer ufak tefek sivilceleriniz var ise, o bölgeleri hariç tutarak uygulayabilirsiniz.
- Gerek cilt maskeleri olsun, gerekse tonik kullanımlarında olsun, aynı şekilde peeling uygulamalarında da göz ve çevresi ile temas uygun değildir.
- Hassas bir cildiniz var ise, peeling uygulamasını gerek olmadıkça kullanmayın.
- Sizlerle paylaştığım bu peeling karışımını sadece yüz bölgeniz için uygulayın.
- Peeling uygulamasını gece yatmadan önce yapmanız daha uygun olur.
- Peeling den sonra cildinize, süt veya nemlendirici krem sürmelisiniz.
- Peeling uygulamalarını sıklıkla değil, haftada en fazla bir kez kullanmalısınız.
Bu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
9 Eylül 2007 , 17:42 · Kategori: Saç Bakımı

Şifalı otları kullanarak saç maskesi yaptınız mı hiç ? Cevabınız hayır ise beraber yapalım o zaman. Aşağıdaki listeden saç probleminize uygun şifalı otu seçerek işe başlayabilirsiniz.
Genel saç bakımı istiyorsanız
Biberiye yaprakları, dulavrat otu kökü, ısırgan otu, mürver çiçekleri
Yağlı saç tipine sahipseniz
Limon otu, nane, limon kabukları
Kuru saç tipine sahipseniz
Isırgan otu, kara kafes otu kökü, mürver çiçekleri, papatya
Yapılışı:
Seçme işleminden sonra, şifalı otu kaynayan suyun içerisine atın. Yarım saat kadar tutun. Çeyrek fincan elma sirkesini ekleyip karıştırın. Saçınızı şampuanladıktan sonra bir kaç kez karışımı saçınıza uygulayın.
isirgan otu kuru sac nane papatya sac sac bakimi sifali ot yagli sacBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...