Bir Karavanın Hikayesi..

1
159

Merhaba Pembe Ruj Okuyucuları,

10 seneyi aşkın bir zamandır perakende ve dekorasyon sektöründe profesyonel olarak çalışan ben, bu sayede yıllarca ülke ülke gezdim.. Uzakdoğunun mistik yerlerinden Amerika`nın dekorasyon merkezlerine.. Trendleri kovaladım..Ürünler seçtim.. Koleksiyonlar hazırladım.

Kısa bir süre önce evlenip Almanya`ya yerleşince bambaşka bir düzende buldum kendimi.. İyi ki de bulmuşum, bana pek cok alanda bir sürü kapi açtı..

İşte bu açılan kapılardan gördüklerimi sizlerle fırsat buldukça paylaşıyor olacağım. Sürekli yazılar gönderdigim dekorasyonda kural tanımayanların buluşma noktası www.decoralleyblog.com`a her zaman uğrayabilirsiniz :) Beklerim :)

Evet, pembe rujlar sürüldüyse yolculuğumuza başlayabiliriz:)

Soğuğun kendini hissettirdiği bu günlerde gelin şimdi hep birlikte, bahara, yaza, kisaca güneşin içimizi isıttığı o güzel günlere geri dönelim.

Dünyanin en sanşlı karavanı ile tanıştırmak istiyorum sizleri. Bir karavanın başına bundan daha güzel bir şey gelebilir miydi emin değilim :)

Karavanın içinde ve etrafında bir tur atalım..


Oturma odası veya salon olarak tanımlayabileceğimiz bu köşede ise zevkle okuduğum romanım elimde.. Bone-china fincanlarımdan limonlu çayımı yudumluyorum..

Mutfağım cok havalı:)

Ev sahibinin hamarat oldugu her halinden belli :) Hangisinden başlasam acaba? :) Sanırım frambuazlı olanları seçecegim.

Icecekler de cok lezzeti görünüyor.

Küçük alanda yaratılacak mucizelere verilebilecek en güzel örneklerden.

Resimlerden büyülenip baska bir dünyalara dalanlar için, yazdığım diger yazılara bakıp güzel vakit geçireceğiniz linklerimi hatirlatayim :)

Twitter hesabım: @decoralley

www.facebook.com/decoralley1

www.decoralleyblog.com

Sevgilerimle,

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here