Misafir Yazar: Sheydosh’un Fularları

0
152

Merhaba!

Emel sağ olsun, arada bir de olsa modadan bahsedecek bir platform buldum kendime sonunda. Duygu yüklü yazıların arasından koptum da geldim yanınıza. Moda hakkında ne kadar ne bildiğim tartışılır elbet ama, bu yazı dizisini hazırlamak istememin bir sebebi var.

Geçenlerde yazılarımdan konuştuğum bir arkadaşım “Yazarların salaş ve çirkin giyindiklerini düşünürdüm hep. Seni tanımasam buna inanmaya devam edecektim.” dedi. O anda bu bana bir tür iltifat gibi geldi. Fakat sonra düşününce bir tarafım ciddi ciddi ezildi. Yazarlar şık olamazlar diye bir önyargı varsa eğer cidden, benim bu duruma ucundan kıyısından el atmam lazım sanırım. Şık mıyım, zevkli miyim tartışılır. Hatta yazarlığım da pek âlâ masaya yatırılabilir. Lakin modadan keyif aldığım ve yazmazsam nefes alamayacağım gerçeğini atlayamam.

Bu sebeple bazı zamanlar duygusal yazılarıma ara verip kişisel gardrobumu sizin eleştirilerinize sunmak istiyorum. Aslına bakarsanız bu bir tür kamuoyu yoklaması. Hikaye ve deneme yazarlarını temsil ettiğimi varsayın ve moda zevkime bir de siz bakın. Görelim bakalım yazmak zevkine erişmiş insanlar, modaya da dokunabiliyorlar mı.

Bu yazımda size gardrobumun en sevdiğim parçalarından birkaçını göstermek istiyorum: Fularlarım! Bu sonbaharın modasında ne derece yer alırlar bilemiyorum ama geçen sonbahar benim gözdemdi herbiri. Ve bu sene de onlardan kopmaya niyetim yok gibi.

Gerçek bir pembe manyağı olduğum göz önünde bulundurulursa fular seçimim gerçekten şaşırtıcı aslında. Bu fotoğrafı çekerken farkına vardım ki pembe dışında renkleri de seçmişim. Yine de renklenme konusunda eksiklerim var. Misal, neden bi’ hardal rengim yok, neden bi’ yeşilim, turuncum yok diye de düşünmedim değil. Yine de hepsinin pembe olmadığına şükretmek gerek.

Bu fular -ki kendisini pek severim- bir arkadaşımın bana yılbaşı hediyesi. İtiraf etmeliyim ki kendi kendime kalsaydım tercihimi mavi bir fulardan yana kullanmazdım. İyi ki de arkadaşım, benim yerime seçmiş. Zira mavi -bu fularla daha iyi anladım ki- çok harika bir renkmiş! Kotla kombin edildiğinde de enfes duruyor ayrıca.

Bu fularımsa epey bi’ eski. Siz deyin 10 yıllık, ben diyeyim daha fazla. Artık ne kadarı tutarsa. Soluk batik olması özelliği ile bende yeri ayrı olan bir fular. Açıldığında rahatlıkla şal görevi de görüyor. Zaten bir şeyin şık olmasının yanında kullanışlı ve rahat olması da mühim değil mi?

Batik sevgimi gösteren bir diğer fularım… Batik desen daha çok spor bir görünüm verse de kullanana, bu tabuyu yıkmıştım ben bu fularımla. Kışın kullandığım ve sizlerle daha sonra paylaşmayı planladığım siyah elbisemle kombinlemeyi sevdiğim ve hatta o niyetle satın aldığım bir fular bu. Sade siyah elbisenin her tür aksesuarı bağrına bastığını bilirdim de, batik desenli bir fuları şık bir elbiseye yakıştıracağımı bilmezdim; bu fularla tanışmadan önce…

Bir diğer mor fularımsa doğum günü hediyem, annem ve kardeşimden. Zor zamanların kurtarıcısı tek renk bu fular -tahmin edersiniz ki- birçok kıyafetle kombinlenmeye müsait. Tek renkleri bu yüzden seviyorum zaten. Gereksiz kaprisleri olmuyor, her telden eşyayla kaynaşıveriyor.

Hatırası büyük fularlarımdan biri daha. Pembe olmasının yanısıra boncuklardan yapılmış olmasıyla da ayrılıyor diğerlerinden. Çok sevdiğim bir aile dostumuzun bana hediyesi. Annemde de saks mavisi renginde olanı var ve biz bu ikiliye hayranız!

En yakın arkadaşımın kına gecesinde yırtıcı kuşlar gibi mücadele verdiğim ve sonunda muradıma erdiğim fularım… Birkaç renkten oluşması büyük nimet! Zira kombin şansını artırıyor bu özelliği ile. Üstelik çok da şık görünüyor, hafif parlak kumaşı sayesinde. Zaten ben bayılıyorum spor şıklıklara. Bir kot ve sade bir üstle kombinleyip, gece gezmelerine çıkabilir insan bununla. Tabii ona uygun bir de çanta da lazım illa.

Aslında kot kemeri olan, fakat benim ısrarla fular olarak kullandığım bir diğer parça… Fular olmak için biraz ince belki. Ama inanın, tahmininizden büyük marifeti. Sıradan beyaz bir üstle kombinlendiğinde gerçekten harikala yaratıyor. İster kotunuzun beline, ister boynunuza fular niyetine… On parmağında on marifet… Üstelik de pembe!

Bu ise -diğerlerinin kulağına gitmesin- sanırım en çok sevdiğim fularım. Hiç unutmuyorum, minicik bir dükkandan, birkaç saniye içinde, sırf pembe diye almıştım. Sonra onunla ilgili o kadar çok övgü aldım ki geçen yaz boynumdan hiç çıkarmamıştım. Dantelinin modelini çıkarmaya çalışan teyzeler bile oldu. O derece sevilen, sayılan bir fular yani bu.

Bu ise, annemin genç kızlık yıllarından bana yadigâr. Düşünün artık, eskinin modası nasıl da geri gelmiş günümüze kadar. Öyle seviyorum ki bu fularımı, bir zamanlar kırmızıdan köşe bucak kaçarken bile atamadım bu parçayı. Hem zaten fularlar atılmaz, sonra arkanızdan ağlarlar. Demedi demeyin.

İnce ve pembe fularlarımdan biri daha… İnce fularları kolye niyetine kullandığımı söylemem gerek. Hani onlar boynumda sanki minik bir aksesuar. İddiasız, yalın, masum ama dikkat çekici. İnsanın her günü ayrı bir his demeti. Ne zaman ki minik detaylarla ilgi çekmek gibi bir hisse açlık duyarsanız, bu ve bunun tarzı bir fular bence doğru bir seçim olur. Zira bazen gösterişsizlik dikkat çekicidir.

Bu fularımsa sonuncu… Çiçek deseni eskilerin vazgeçilmeziydi ve bir zamanlar bizler çiçek desenlerinden hoşlanmazdık. Lakin moda yenilenirken eskiyi de yanına alan bir akım. Çiçek desenleri yeniden aramızda ve bu fularımın -inanıyorum ki- devri son bulmayacak asla.

Ünlülerin fular yorumlarına gelince…

Herbiri, fular her kadına yakışır tezini doğrular nitelikte.

Fularlarım ve acemice yazdığım ilk moda yazımın sonuna geldim ya, moda konusunda master yapmışçasına mutluyum şu anda. Eh, görmemiş yazarın böyle bir yazısı olmuş sonuçta. Sürç-i lisan ettiysem affola.

Ayrıca “Bu fularları aldık hadi, iyi hoş da… Nasıl bağlamak lazım acaba?” diyenler için birkaç video tavsiye edebilirim.

Vakit bulursanız, tüm yazılarım sizi tam olarak şurada beklemekte:

Pembe Bigudi

Twitter adresim ise tam olarak şöyle:

Sheydosh

Fularsız ve pembesiz kalmamanız dileğiyle!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here