Röportaj: La Petite Dolly – Dolly Karlıyol Tosun

0
121

Röportaj: La Petite Dolly - Dolly Karlıyol Tosun

Merhaba,

Bugün farklı blog konusu ile dikkat çeken, spiritüellik ile stili aynı çatı altında birleştiren La Petite Dolly blogunun sahibesi Dolly Karlıyol Tosun‘u konuk ediyoruz :) Birlikte gerçekleştirdiğimiz bu keyifli röportajı okurken, eminim onun o güzel enerjisi size de geçecek :)

Öncelikle kendinden bahseder misin ?

Dolly Karlıyol Tosun, tam bir yay burcu kadını. Annemin karnındayken bile tepinen bir enerjiye sahipmişim ve doğduktan sonra da şükür enerjimden hiçbir şey kaybetmedim. Meraklı, canlı,konuşkan, girişken ve renkli bir kişilik olmaya çalışıyorum diyelim.
Terzi bir babaanne ve kuaför bir anneannenin torunuyum. Sanata, modaya, ölümün ötesine, astrolojiye ve bilinmeyene olan ilgim her zaman vardı. Aynı zamanda insanlarla iletişimi ve sosyal olmayı çok seven biriyim.
Görünenin ötesinde bir şeyler olduğunu hep hissettim ve sorguladım. Açıkçası bunların hepsi içimden, ruhumdan geliyor desem daha doğru olur. 17 yaşımdan beri kurumsaldan, reklamcılığa kadar birçok sektörde çalıştım taa ki bir gün “Ben ne yapıyorum? Ne zaman hayallerimi gerçekleştireceğim?” diyene kadar. Bu süreçte eşim Ömer bana inanılmaz destek oldu; beni hep yüreklendirdi ve teşvik etti.
Önce spritüel ve stili birleştirdiğim blogumu/sitemi oluşturdum, sonrasında da artık moda ve stil ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorum; bu işe aşığım ve uzak duramıyorum dedim ve evrenin karşıma çıkardığı işaretlere göre yönlendim.
Kendimi bir gün Bahar Korçan’ın ofisinde buldum; inanılmaz yürekli, bilgili ve kalbi kocaman olan bu kadın ile sohbet ederken bana söylediği bir şey benim hayatıma dokundu:”Dolly sen ne yapmak istiyorsun?” dedi. “Çizmek, dikmek istemiyorum; tasarımcılar yapsın ben ürünlere ihtiyacı olan kişileri tespit edip doğru bir şekilde yönlendirip onlarla buluşturan bir hizmet vereyim,” dedim. Bana dedi ki, senin bu istediğini şu anda kimse istemiyor. Herkes tasarım yapmak, çizmek, üretmek istiyor ama bizleri sunan/satan yok. Bu söyledikleri bana ilham oldu ve stil danışmanlığı ile ilgili eğitimleri araştırmaya başladım. Türkiye’nin çok değerli dört ayrı eğitmeninden eğitim aldım, hepsi bana çok şey kattı. Senelerdir biriktirdiğim bilgilerim ve deneyimlerim ile de birleştirerek insanlara hizmet vermeye başladım.

Blog dünyasına nasıl girdin?

Aslında ben konuşmayı ve anlatmayı çok seven biriyim. Her yaşadığımı büyük bir mizansen ve tiyatrovari olarak arkadaşlarıma anlatmayı ve her bir olaydan komik bir şey çıkartıp anlatarak insanları güldürüp keyifli zaman geçirmelerinden de çok hoşlanırım. Ve de kendiliğinden olan bir durum var ki, insanları bir araya getirmeyi çok severim.
Örneğin astrolog arayan beni arar kime gideyim diye yönlendiririm. Ucuz elbise nerde var ? Hangi kişisel gelişim kitapını okuyayım diye gelen de çok olur. Bende seve seve ilgilenirim ve yönlendiririm.
Beni bilenler, sürekli blog açsana bütün bu anlattıklarını ve paylaşımlarını orada yaz insanlar da yararlansın diyorlardı. Ben konuşmayı iyi bilen ama yazmayı pek beceremeyen biriyim zannederdim ama sanırım yazmak benim içimde kalan gizli bir cevhermiş. İnsanların güzel ısrarları üzerine kendimi blogda yazarken buldum ve sağ olsun ilk günden beri takipçilerim beni hiç yalnız bırakmadı :)

dolly

Blogunun konusu Türkiye’deki çoğu moda blogundan biraz farklılık gösteriyor. Spiritüellik ve moda aynı çatı altında… Bu konuda bize neler söyleyebilirsin? İleride blog dışında bu konu ile ilgili planların var mı?

Benim küçüklüğümden beri hayat mottom “STİLİMİZE giden yol RUHUMUZDAN geçer” di, Çünkü giyilen her kıyafetin takılan her bir takının bir anlamı olduğuna inanıyorum. Ruhunu tanıdıkça daha anlamlı bakarsın hayata ve ona göre farkındalıklı yaşarsın ve tabi ki buna paralel olarak da bunu giysilerine ve yaşamına yansıtırsın yani STİLİNİ belirlersin. Ben de bundan yola çıkarak elimden geldiğince, insanlara ruhunu keşfederek STİLini bulma yolunda kılavuzluk etmeye çalışıyorum. Stil danışmanlığını yine spiritüellikle bağlayıp hizmet veriyorum ve TV programı hazırlayıp sunuyorum. Allah kısmet ederse bunun gibi başka projeler olursa da seve seve yapmak isterim.

Blogun için haftada/günde ne kadar vakit harcıyorsun?

Blogum aslında benim dünyamı yansıtıyor, ben çok fazla sosyal olmayı seven ve sürekli bilgiye aç biriyim. Bilgiye hiç doymuyorum, herşeyin derinini merak ediyorum, boş durmaktan hiç hoşlanmıyorum ve tabi ki bu da bloguma yansıyor. Yani bayağı vakit harcıyorum diyebilirim:)

Blogunu hobi olarak mı görüyorsun yoksa iş mi?

Benim hobilerim aslında şu anda işlerim oldu :) O yüzden kesinlikle iş olarak görüyorum…

Normalde işin nedir?

Stil ve renk danışmanlığı yapıyorum, Yonca Evcimik web tv de Burçlar ve Stilleri programını hazırlayıp sunuyorum ve bir kaç sitede yazılarımı yazmaya devam ediyorum.

Eğer İnternet hiç olmasaydı şuanda ne yapıyor olurdun?

Yazdıklarımı konuşuyor olurdum :)

la petite Dolly resim 5

Kendini tanımlamak için seçeceğin bir kelime ne olurdu?

Fırlama ve renkli :)

Yazarken ilhamının çoğunu nereden alıyorsun?

Bana aslında hayatın kendisi ilham veriyor. Doğa, renkler, insanlar, çocuklar, yaşadıklarım. Sevdiklerimle olmak, ruhumu keşfetmek, insanlarla paylaşmak, mizah, stil, hobilerim yani kısacası hayatım bana ilham ve mutluluk veriyor.

Sence bir blog yazısı yazarken hatırlanması gereken en önemli şey nedir?

Samimi, içten, güvenilir, pozitif ve tutarlı olmak bence en önemli şeyler…

En çok kullandığın sosyal ağ hangisi? İnsanlar seni sosyal ağ bağımlısı olarak görüyor mu?

Facebook, twitter ve instagramı gayet aktif olarak kullanmaya çalışıyorum. Sanırım bazen sosyal ağ bağımlısı olduğum oluyor ama bunun da dengesini bulmaya çalışıyorum :)

Okuyucularımıza blog yazarlığı ile ilgili ipucları vermek ister misin?

Aslında ben ipucu verecek hadde sahipmiyim bilmiyorum, ben kendi yolumu söylesem daha uygun olur. Ben yazımı yazmadan evvel belki size garip gelecek ama, mutlaka içime yani ruhumla ve tabi ki Allah ile konuşurum. Şu anda insanların hangi kelimelere ya da konuya ihtiyacı var derim ve mutlaka bunun cevabı bana er yada geç gelir. Ve kelimeler öyle bir dökülür ki sonrasında istesem de bir daha o satırları yazamam. Bunun Allah ile bizim aramızdaki bir sevgi akışı olduğunu düşünüyorum. Bize akıyor bizde insanlara akıtıyoruz…

Bloguna en çok trafik hangi kaynaktan geliyor?

Belirli bir kaynak demek yanlış olur, Allah razı olsun insanlar her türlü kaynaktan buluyor beni :)

İdeal okuyucudan beklentilerin neler?

Aslında her insan gibi, karşımdaki ile doğru iletişim ve ilişkide olmayı arzu ediyorum. Takipçilerim aslında benim dünyamdaki arkadaşlarım/dostlarım, onlarla sürekli iletişimde olmak ve onlarla fikir alış verişi yapmak beni en mutlu eden şeylerden biri…

Senin için olmazsa olmaz dediğin parça?

Kendimi bildim bileli biriktirdiğim fular/eşarp larım yaklaşık 250 adete ulaştı. Boyum kadar büyük çantalarım :) Beyaz ve gri t-shirtlerim. Ve doğal taşlardan takılarım.

Blogunda istediğin birşeyi değiştirecek bir sihirli değneğin olsa ilk neyi değiştirirdin?

Aslında blogumda değiştirmek istediğim bir şey yok ama Madonna ile röportaj yapmak sanırım iyi olurdu :)

Tasarımlarını en çok sevdiğin tasarımcılar?

Ben sevgi ve emek ile yapılan her türlü tasarımı seviyorum. O yüzden bu satırlara tasarımcıları sığdırmak haksızlık olur :)

Sevgili Dolly’e içten cevapları için teşekkür ederiz :)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here