Röportaj: Moda Tasarımcısı Şervin Necefpur

0
104

Şervin Necefpur

Şervin Necefpur (21 yaş) Norveç doğumlu bir Güney Azerbaycan Türkü. Genç bir moda tasarımcı aynı zamanda bir üniversite öğrencisi. Kendisi Norveç’te yaşıyor, bir yıl Amerika’da yaşamış, kendini gezmeyi ve yeni kültürlerle tanışmayı seven biri olarak ifade ediyor. İlk koleksiyon çekimlerini İstanbul’da gerçekleştirdi. Sizin için “Dünyanın kalbi İstanbul’dan çarpıyor” konsepti ile ilgili Şervin’le bir röportaj yaptık.

1. Moda size ne ifade ediyor? Ve modanın yanında başka bir tutkunuz var mı?

Moda bana sevgi ve huzuru ifade ediyor. Hayatımda bana en çok özgüven katan modadır, çünkü kendimi, düşüncelerimi ve duygularımı anlatmama izin veriyor. Modanın yanında en büyük tutkularım insan hakları ve gezmektir. Farklı ülkelere gezip yeni kültürlerle tanışmayı çok seviyorum. En çok Türkiye’yi gezmeyi seviyorum, kendi kültürümüzü ve tarihimizden daha fazla ilhamlanmayı seviyorum. Siyasi bir aileye ait olduğum için insan hakları benim için çok önemli bir konudur.

2. İşinizin en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz yönleri nelerdir?

Yaratıcılığı ve farklı konseptlere dokunmayı seviyorum. Belirli bir kalıba sokulmayı sevmiyorum, Skandinav bölgesi renkli giyimi sevmediği için, bazen çelişkiler yaşıyorum. Şimdilik Norveç’te yaşadığım için, onlara da hitap etmem gerekiyor, sonuçta benim müşterilerim Norveçliler. Dolayısıyla istemediğim renk ve dokuyla çalışmak beni rahatsız edebiliyor.

3. Markanızı en iyi tanımlayan 5 kelime?

Cesur, özgür, masum, zarif ve havalı.

4. Tasarımlarınızı giymesini istediğiniz birisi var mı? Varsa kim?

Çok kişi var aslında, mesela Türkiye’deki sanatçılarımızın bir çoğunu seviyorum ve giydirmek istiyorum. Hatta onları kendi tasarımlarımda hayal ettiğim oluyor. Uluslar arasında Victoria Beckham, Sarah Jessica Parker, Michelle Obama vs.

5. Stil ikonunuz kim ve neden?

Victoria Beckham, Gabriella Chanel ve Adurey Hepburn benim stil ikonlarım, çünkü onların ağır ve klasik stillerine bayılıyorum. Kadın dediğin zarif olacak, formlar belli edilecek.

6. Kendi stilinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Beni en çok elbiseyle görebilirsiniz. Çocukluktan beri süslenip püslenmeyi severim. Dolabımda çok fazla farklı elbisem var, spor, günlük, gecelik, resmi. En çok klasik ve taş süslemeli elbiseler tercihim.

Büyük ve resmi davetlere katıldığım zamanlar kendi tasarımlarımı giymeye özen gösteririm. Tüm kıyafetlerimi genelde pembe rujla tamamlarım, pembe ruju çok severim!

7. Günlük iş rutininiz var mı? Varsa duymak isteriz?

Üniversiteye gidiyorum, 3 gün spor hocamla spor yapıyorum, bunun yanında mutlaka 2 günümü tasarımlarıma ve kumaşlarıma ayırıyorum. Sosyal hayata takılmayı severim, benim mesleğime yakın olan yeni insanlarla tanışmak beni heyecanlandırır. Fırsat buldukça Türkiye’ye kaçıyorum, önceleri görmediğim ülkelere gitmeyi tercih ederdim, ama şimdi tamamen Türkiye odaklıyım! Benim için Dünyanın kalbi İstanbul’dan çarpıyor.

8. Dünyanın kalbi İstanbul’dan çarpıyor? Koleksiyonunuzun ismi de bu, sizin için İstanbul ne ifade ediyor?

Benim için İstanbul dünyanın merkezi, aynı zamanda kıtaları birleştiren kutsal bir şehir. Sadece coğrafi anlamda değil, orda yaşıyan onlarca etnik insanlarıda birleştiren ve barındıran bir şehir. Her gün bir şekilde sokaklarında eylemler düzenleniyor, bu bile İstanbul’un ne kadar özgürlükçü olduğunu gösteriyor.

İlk koleksiyon çekimimi bu yüzden İstanbul’da yapmak istedim. Ruhuma huzur katan İstanbul’u benim gözümden takipçilerime anlatmak istedim. İki değişik moda çekimi yaptırdık, ilki 2011 Azerbaycan Dünya Güzeli Günay Musayeva ile ve fotoğrafçı Pınar Tüncer ile, ikincisi moda mankeni Güneş Özge Gülpınar’la ve fotoğrafçı Emrah Tekin’le. Ayrıca tanıtım videosunu Emre Küçükosman yaptı. Güzel bir ekiple çalıştım ve bunun için ayrıca çok mutluyum.

Şimdi kış koleksiyonumun hazırlıkları içerisindeyim, çekimler için tekrar yıl başında Türkiye’de olacağım. Bu arada İstanbul tutkumdan dolayı Mavi Jeans’e İstanbul ile ilgili T shirtler yapmayı çok isterim. İstanbul ile alakalı çok fazla desen birikimim var, uygun zamanda bunları Mavi Jeans ile paylaşmak istiyorum.

9. Yeni bir tasarım yaratmak kolay mı? İlhamınızı nerden alıyorsunuz?

İyi birşeyler ortaya çıkarmak istiyorsanız emek ve çaba gerektirir kolay diye birşey yoktur! İlhamımı Türk dünyasından alıyorum, medeniyetin merkezi bu topraklardır. İnsanların renkliliğinden bu anlaşılıyor, bu renk cümbüşü bana enerji veriyor.

2

10. 2013 Miss Universe Norveç finalistiyle beraber çalıştınız. Biraz anlatır mısınız?

Norveç dünya güzellik yarışması finalisti İda Myhrvold’la beraber çalıştık, ayrıca güzel bir ekip oluşturduk. Yarışmada üçüncü yere layık görüldü. Çok keyfli bir tecrübe oldu benim için, İda kendisi çok tatlı ve içten birisidir. Onun için açık pembe renkte bir şov elbisesi hazırladım taşlarla. 7 gün boyunca el işiyle taşlar süsledim. Kendisi çok memnun elbiseden ve benim için müşterilerimin memnun olması çok önemlidir. Gururla taşıyabilecekleri bir tasarım sunmak isterim her zaman.

11. Gelecek projelerinizden bahsetmek ister misiniz?

İlk koleksiyonumu yaptım, artık bundan sonra küçük koleksiyonlar yapacağım. Su an derslerim daha önemli, ancak gelecek sene için bir yıl üniversitemden izin istedim, bir kaç proje üzerinde çalışacağım. Ayrıca 2015 New York’ta yüksek lisansımı yapacağım, bu yüzden çok çalışıp para biriktirmem lazım. Şu an önceden bahsettiğim gibi kış koleksiyonum üzerinde yoğunlaştım.

Pembe Ruj’a ayrıca teşekkür edip, başarılarının devamını diliyorum. Bizi takip etmeye devam edin!

Şervin’in ilk koleksiyonundan ve İda Myhrvold ile yaptığı çalışmadan karelere aşağıdaki galeriden göz atabilirsiniz :)

facebook.com/ShervinNajafpour

instagram.com/shervindoktnajafpour

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here