16 Ağustos 2008 , 20:49 · Kategori: Cilt Bakımı

Uzmanlar, kırışıklıklara karşı kullanılan krem vb. ürünlerin yeterli olmadığını, cildinizi içeriden de besleyip güçlendirmeniz gerektiğini vurguluyor.
Uskumru, somon, ringa ve tuna gibi balık çeşitlerini tüketin. Bu besinler, kan dolaşımını hızlandırır, cildinizin kırışmasını geciktirir. Yani daha genç göstermenize yardımcı olurlar. Balığın faydasının nedeni, içerdiği doymamış yağ asitlerinden Omega 3.
Omega 3, kırmızı et ve işlenmiş gıdalarda bulunan Omega 6′ nın olumsuz etkilerini azaltır. Beslenme alışkanlığınız, Omega 3 ve Omega 6′ nın dengeli tüketimi şeklinde olmalıdır. ( 1 gr. Omega 3 yağ asidine karşılık, en az 5, en çok 10 gr. Omega 6 )
Kırışık önleyici ürünler arasında artık, cildinizi içeriden beslemenizi sağlayan haplar da bulunmakta. Ama bana sorarsanız, ki birçok kişi aynı fikirdedir sanırım, hap yerine balığın lezzetini tercih ederim :)
balik beslenme kirisik omega 3 omega 6 yaslanma yaslilikBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
9 Ağustos 2008 , 21:23 · Kategori: Sağlık

Çikolata ve tatlılar bizim için kurtarıcı gibidir. Çoğu kadın kendini kötü hissettiğinde, yoğun tempodan sıkılıp nefes almak istediğinde tatlıya sarılır. Ben de öyle yapıyorum :)
Fakat bazen, kilolarımızla baş edemiyoruz ve tatlıya alternatif bulmak şart oluyor. Uzmanlar bizim için stresi kilo almadan ve daha sağlıklı bir yoldan yenmemiz için önerilerde bulunmuş. Ben de sizlerle bunları paylaşmak istedim.
Uzmanlar, stresle başa çıkabilmek için yenilmesi gereken en iyi besinlerin balık, fındık, sebze ve meyveler olduğunu söylüyor. Aynı zamanda bu besinlerin size kilo aldırmayacağını da ekliyorlar.
İşte strese meydan okuyan besinler :
- Hergün, tuna, somon, sardalya, alabalık ve uskumru gibi balık çeşitlerinden birini tüketmelisiniz. Bu balık çeşitlerinde, kalbi ve atardamarları güçlendiren Omega-3 yağ asidi miktarı üst düzeydedir.
- Sebze ve meyveleri daha çok, en taze ve sağlıklı olduğu zamanlarda yani mevsimindeyken tüketmeye çalışın. Vitamin açısından en zengin besin grubu olan meyveleri tüketmek size stresle baş edebilmenizde yardımcı olacaktır.
- En azından yazın, yemeklerinize yeşilleri eklerseniz, stresi yönetmeniz kolaylaşacaktır. Çorba, sebze yemekleri ve salatalarda kullanın. Böylece, gençliğinizi korumanız ve uzun süre devam ettirmeniz de mümkün.
- Süt ürünleri de stresle mücadelenizde oldukça önemli bir yere sahiptir.Bunlardan en iyileri, taze ve doğal yoğurt ile sert peynir çeşitleridir.
beslenme depresyon saglik stresBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
7 Ağustos 2008 , 14:57 · Kategori: Gebelik ve çocuk, Sağlık

Kansızlık, biz kadınların önemli bir sorunu. Halsizlik, çabuk yorulma, nefes almada zorluk, kansızlığın belirtilerinden birkaçı. Uzmanlar, kansızlığın özellikle hamile kadınlar üzerindeki etkileri hakkında uyarıyor. Ayrıca, kansızlık sorunu çeken kadınlarda gebe kalma ihtimalinin düştüğüne de dikkat çekiyorlar.
Gebelik döneminde kansızlığın yol açabileceği başlıca riskler :
- Düşük riski söz konusu olabilir,
- Erken doğum meydana gelebilir,
- Bebeğiniz düşük kilolu doğabilir,
- Doğumda kan verilmesi gerekebilir,
- Vücut direnciniz zayıflayacağı için, gebelik döneminde hastalıklara karşı daha korunmasız kalabilirsiniz,
- Bebeğinizin gelişimi olumsuz yönde etkilenebilir,
- Bebeğinizin sakat doğma riski olabilir.
Yazının devamı »
anemi bebek bebek sagligi beslenme demir gebelik kansizlikBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
28 Temmuz 2008 , 19:51 · Kategori: Saç Bakımı

Daha önce, saçınızın sağlığı ve güzel görünümü için sağlıklı beslenmeniz gerektiğini, saçınızın ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri kan yoluyla temin ettiğini sölemiştim. Yediğiniz her gıda maddesinde yeterli miktarda vitamin ve mineral bulunmaz. Bunu kontrol etmek sizin elinizde.
- Örneğin, organik yiyecekler tüketerek, saçınızın sağlığına önemli ölçüde katkı sağlayabilirsiniz. Taze meyve ve sebze, saçınızın sağlığı üzerine etkisini çok hızlı bir şekilde gösterir.
- Sülfür ve silikon bakımından zengin yiyecekleri tercih etmelisiniz. Soğan, sarımsak, yeşil yapraklı sebzeler ve yumurta bunlardan bazılarıdır. Ayrıca, yeteri kadar sülfür alındığında, kellik ve saç dökülmesi problemiyle karşı karşıya olan insanlarda saç artışını sağladığı yönünde bir teori mevcut.
- İyot ve kalsiyum açısından zengin besinler de saç oluşumuna yardımcıdır.
- Kahve, şeker ve tuz kullanımını biraz azaltmanız da yararlı olacaktır. Kahve yerine, su ve madensuyu tüketin. Vücudun sudan yoksun kalması, hücre bozulmalarına yol açar, dolayısıyla da saçınızın kötü görünmesine, saç ve beden sağlığınızın olumsuz yönde etkilenmesine sebep olur.
beslenme kalsiyum meyve organik sac sebze sulfurBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
28 Temmuz 2008 , 13:19 · Kategori: Sağlık, Cilt Bakımı

Beslenme uzmanları, sadece kozmetik ürünlerin göğüs sağlığı ve estetiği açısından yeterli olmadığını, düzenli egzersis, hijyen ve sağlıklı beslenme gerektiğini söylüyorlar.
Peki sağlıklı ve güzel bir görünüm için ne yemeli, ne içmeliyiz?
- Turuncu ve sarı meyveler ile sebzeler : Taze ve kurutulmuş kayısı, turunçgiller, muz ve havuç. Bunlar, göğüslerinizi ve bedeninizi diri tutmaya yardımcı birçok vitamin (A, E ve C) ve antioksidan içerir.
- Beyaz ve çin lahanası, karnabahar, brokoli göğüs kanserine karşı koruyucudur.
- Kepek ekmeği, yulaf lapası, fasülye ve baklagillerden her gün en az biri tüketilmelidir.
- Selenyum açısından zengin, B1 vitamini içeren gıdalar tüketilmeli. Brezilya fındığı, karides, tavuk, yumurta, ceviz vb. Selenyum, göğsün gerekli olan esnekliğini sağlar.
- Beslenme uzmanları, günde 3 ile 5 fincan arası yeşil ve beyaz çay içilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu çaylar, güçlü antioksidanlara sahiptir, bedeninizi çeşitli rahatsızlıklara karşı korur ve erken yaşlanmayı önler.
antioksidan beslenme gögüs gögüs kanseriBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
9 Haziran 2008 , 21:31 · Kategori: Sağlık
Merhaba,
Pek iç açıcı bir konu değil biliyorum ama herkesin başına gelebilir, bütün hafta sonumu zehir eden besin zehirlenmesi sayesinde hala ishalim. En son hastaneye gittiğimde doktorların elime tutuşturduğu bir fotokopinin başlığı aynı zamanda bu postunda başlığı. Neyse uzatmadan listeye başlayalım;
Yazının devamı »
beslenme gida ishalBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
2 Ekim 2007 , 23:01 · Kategori: Sağlık
Başlık, ” Sağlıklı beslenmenin takıntısından ne olabilir ki ? ” tarzında düşünmenize neden olmuştur muhtemelen. Sağlıklı beslenmeye dikkat etmek elbette güzel bir şey. Fakat bunu abartıp da takıntı haline getirmek, her şeyde olabildiği gibi bu durumda da zarara yol açabilir. ” Sağlıklı beslenmek ” adı altında, kendi sağlığınızdan olabilirsiniz.
Benim beslenme konusunda tek bir takıntım var, o da ürünlerin son kullanma tarihlerini mutlaka kontrol ederim . Bu da kötü bir takıntı olmasa gerek değil mi ? :)
İşte, sağlıklı beslenme takıntısı olanların yaptığı hatalardan bazıları :
- Besinleri Sorgulama : Yediklerinin sağlıklı olup olmadığını sorgularlar. Kendilerine göre besinleri kategorize edip, beslenme alışkanlıklarını buna göre düzenlerler. Ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğu tartışmaya her zaman açıktır. Ayrıca sürekli yediklerinden şüphe duymak, bir süre sonra yemekten soğumaya yol açar.
- Ürün İçeriğine Aşırı Dikkat Etme : Alışveriş yaparken, ürünü evire çevire incelerler. İçeriğindeki katkı maddelerinin kanserojen olup olmadığından emin olmak isterler.
- Sebzeleri Çiğ Tüketme : Daha sağlıklı olduğunu düşünerek, sebzeleri çiğ tüketenler bile vardır.
- Besin Oranlarını Sınırlandırma : Yiyecekleri besin oranını sabitlerler. Oysa ki vücudun beslenme ihtiyacı her zaman aynı değildir. Yorgun düştüğünüzde, hasta olduğunuzda, vücudunuzun enerjiye daha fazla ihtiyacı olacaktır. Dolayısı ile de daha fazla besin tüketmeye…
- Besin Ayırımı : Sağlık açısından gerekli olan bazı besinleri, sağlıksız olduklarını düşünerek hiç tüketmezler. Bu da, ciddi sağlık problemlerinin oluşumuna zemin hazırlar.
- Kalori Hassasiyeti : Kalori hesaplamaları yaparak, alınacak kaloriyi en aza indirgemeye çalışırlar. Bu davranış da, vücudun günlük kalori ihtiyacının karşılanmamasına neden olur.
- Dışarıda yemek yemekten kaçınırlar.
- Başkalarının beslenme alışkanlıklarını eleştirirler. Bu eleştiriler çoğunlukla olumsuz olur.
Eğer siz de bu davranışlardan birine veya birkaçına sahipseniz, endişelenmeyin. Önüne geçmeniz mümkün. Öncelikle sorununuzu kabul etmelisiniz. Daha sonrasında, diyetisyen, psikiyatrist ve psikolog ile beraber ortak bir tedavi yöntemi yürütülmeli. Böylece sorununuz zamanla ortadan kalkacaktır.
beslenme ortoreksiya takintiBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
25 Eylül 2007 , 21:26 · Kategori: Yazı-Yorum
Duydunuz mu bilmiyorum. Ben duyduğumda hiç şaşırmadım şahsen. Mankenlerin yeni kilo verme yöntemi pamuk yemekmiş… Meyve suyuna batırılan bir parça pamuğu yiyorlarmış. O pamuk midede şişerek tokluk hissi veriyormuş. Böylece de yemek yemeyip zayıflıyorlarmış.
Pamuğun şişerek tokluk hissi verdiği belki doğrudur bilemem ama, peki ya sağlık ? Bence bu olay, gırtlağına diş fırçası sokup, kusarak zayıflamaya çalışmaktan bile daha saçma… Güzellik uğruna bunların yapılmasına kesinlikle karşıyım. Gerçi, güzellikten öte, dikkat çekmek için bu tür olayları yapanlar da var, o da ayrı konu.
Her neyse, benim asıl sizinle paylaşmak istediğim konu şu ; güzelliğiniz için sağlığınızdan asla taviz vermeyin. Hatta şunu da söylemeliyim ki, hemen hemen her yazımda belirtmişimdir, güzelliğinizin yolu sağlıktan geçiyor diye. ” Beslenmenize dikkat edin. ” cümlesini kurmuşumdur hep. Yani sağlıksız bir yaşamla güzellik filan olmaz, tam aksine, güzellik için sağlık şart. Anlayacağınız siz, pamukmuş, iplikmiş, yeniliyormuş, içiliyormuş, bunlarla hiç ilgilenmeyin. Formunuzu sağlıklı beslenerek ve spor yaparak kazanın ;)
beslenme guzellik saglikBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
16 Eylül 2007 , 18:33 · Kategori: Sağlık
Benim bir arkadaşım vardı, çikolatayı sevmezdi. Ben de şaşırmıştım ilk duyduğumda, ” Sen nasıl yaşıyorsun çikolatasız ya.. ” diye tepki vermiştim. Çünkü çikolatayı kim sevmez ki , öyle değil mi ? Benim ” çikolata ” kelimesini söylerken bile ağzımın suyu akıyor…
Bunun yanısıra en tav olduğum konulardan birisi ” Çikolata yararlı mı, zararlı mı ? ” tartışmasıdır. Elbette aşırıya kaçtığınızda zararları mevcuttur. Ama ben sonuna kadar yararlarını savunuyorum : D
İşte size çikolatanın faydaları :
- Antioksidan bakımından zengin olduğu için kanser ile mücadelede önemli bir yere sahip.
- “Mutluluk hormonu” olarak bilinen endorfinin salgılanmasını sağladığı için, özellikle biz kadınların psikolojisini olumlu yönde etkiliyor. Bu yüzden de çikolata yediğimizde kendimizi iyi hissediyoruz.
- Potasyum içerdiği için stresi azaltıyor.
- Kalsiyum ihtiyacını karşılamaya yardımcı. Kemiklerinizi güçlendiyor.
- İçerdiği florid sayesinde dişleri de güçlendiriyor.
- Enerji veriyor.
- Çikolata, kahveden çok daha az kafein içeriyor.
- Diğer tatlılara oranla, kan şekerini hızlı yükseltmediği gözlemlenmiş.
- Beyne pompalanan kan miktarını artırdığı için, hafızayı güçlendirme, dikkati yoğunlaştırma gibi özelliklere sahip.
- Çikolata kalp dostu. Ani kalp krizi riskini azaltıyor. Çünkü, her gün az miktarda çikolata yemek, kanda pıhtılaşmayı önlüyor.
- Demir ve çinko bakımından zengin. Bu da demek oluyor ki; üreme ve bağışıklık sistemi için birçok faydayı barındırıyor.
- İçeriğindeki bakır sayesinde cilde, dokulara ve damarlara olumlu etkisi var.
- Kas yorgunluğunu alıyor, vücudun kendine gelmesini sağlıyor.
- Doymuş yağ oranı, kandaki kolesterol seviyesini dengeliyor.
beslenme cikolataBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...
11 Eylül 2007 , 23:32 · Kategori: Cilt Bakımı
Zeytinyağı - Limon Formülü:

Bu formülü mutlaka duymuşsunuzdur. Ben de sıklıkla kullanırım ve sonucundan oldukça memnunum. Eğer hiç denemediyseniz, denemenizde kesinlikle yarar var derim.
Çünkü zeytinyağı hem ellerinizi yumuşatıyor, hem de tırnaklarınızı güçlendiriyor. Limon suyu ile beraber kullandığınızda daha etkili bir sonuç alırsınız. Özellikle soğuktan yıpranan ellerinizi besliyor. Ellerinize ve tırnaklarınıza daha canlı bir görünüm veriyor. Şimdi gelelim bu formülü nasıl uygulayacağınıza.
Bir kase içerisine bir su bardağı kadar zeytinyağı ile bir yemek kaşığı kadar limon suyu koyup, karıştırıyorsunuz. Zeytinyağını benmari usulü hafif ısıtarak da kullanabilirsiniz. Bu karışımın içerisinde ellerinizi 10 dakika kadar bekletiyorsunuz. Hepsi bu. Bu formülü düzenli olarak uygulamanızı tavsiye ederim.
Rezene Tohumları Formülü:

Rezenenin faydaları saymakla bitmiyor öyle değil mi ? İşte rezene tohumlarıyla uygulayabileceğiniz bir bakım formülü.
8 yemek kaşığı rezene tohumunu havanda hafif bir şekilde eziyorsunuz. İki su bardağı kaynar suyla beraber haşlıyorsunuz. 15 dakika sonra da süzüyorsunuz. Bu formülü, ellerinizi her yıkayışınızdan sonra kullanabilirsiniz. Ellerinizi bu suyun içerisinde, her defasında 3 dakika kadar bekletmeniz yeterli olacaktır.
Soğan Suyu Formülü:
Tırnaklarınızı güçlendirmeniz için bir başka etkili yöntem ise kuru soğan suyudur.
Badem Formülü:
Daha önceki bir yazımda, tırnak problemlerinin beslenme ile doğru orantılı olduğunu yazmıştım. İşte tam da buna dayanarak size bir önerim olacak. Her gün 5-6 adet badem yerseniz, tırnaklarınızdaki yağ eksikliğini gidermiş olursunuz. Çünkü bademde tırnaklarınızın ihtiyacı olan yağ asitleri bulunur. Böylece tırnaklarınızın sağlığına kavuşmasını sağlayabilirsiniz.
badem beslenme el el bakimi limon rezene sogan tirnak zeytinyagiBu Yazıyı Paylaşın

Loading ...